Kadınların “sen nasıl istersen tatlım” iktidarı
Model Detayları
- Kayıt Tarih: 24 Mayıs 2013 12:59:50
- Bitiş Tarihi: Bu ilanin süresi doldu
Model Açıklaması
Kadınların “sen nasıl istersen tatlım”
iktidarı
Bu kadınları çöz çözebilirsen… Huyumuz kurusun, lafı
dolandırmadan rahat edemeyiz. Öyle pat diye, küt diye is-
teklerimizi söyleyemeyiz işte. Bu bir ev de olabilir, akşama
akrabalara misafirliğe gitmek ya da gezmekten nefret eden
bir abiyi dört gece beş gün haldır haldır İtalya turuna gö-
türmek de… Yeter ki konuya doğrudan girmeyelim. Nasıl
mı? Misal, akşam yemeğe çıkacaksınız ve sevgilinize nere-
ye gitmek istediğini sordunuz. Kadının ilk cevabı yüzde
doksan “Bana fark etmez, sen bilirsin” olacaktır. Pek tabii
ki bir kadına herhangi bir şeyin “fark etmemesi” külliyen
yalandır, dolandır.
Nereye gitsek?
Ey erkek kişi, eğer bu cevabın altında kalırsan üç vakte
kadar sana surat asma, offflama hatta hatta “Sen beni sev-
miyosuuaaan” olarak geri dönecektir. Şimdi kadın “Fark et-
mez” buyurdu ya, zavallı adam da mesela “Kebapçıya gide-
lim o zaman,” der. Kadından cevap: “Ayyy, çok kokanz şim-
di.” Erkek: “Peki pizzacıya gidelim?” Kadın yüzünü buruş-
turarak: “istiyorsan gidelim de, şimdi gece gece hamur ye-
mesek?” Erkek hafif sinirlenerek: “Balıkçı?” Kadın: “Daha
geçen gece annemlerle yedim.” Ve erkek tam tabirle tırla-
tır: “O zaman söylesene nereye gitmek istediğini!” Sonuç;
erkek sinirlenir ve sonunda herhangi bir yere gidilir ve bü-
tün gece kadın surat asar, yemeği beğenmez. Ya da bin birtartışmadan sonra nihayet kadın sabahtan beri gitmek iste-
diği yeri söyleyiverir ve mutlu mesut yemek yenir. E be ka-
dın, başından söylesene ne istediğini, değil mi? Değil! Ay,
kadın dediğin istediğini peşin peşin söyler mi hiç? Neden?
Pek değerli kaynağıma göre (Why Men Lie And Women
Cry/ Allan-Barbara Pease), kadınların isteklerini ipuçlany-
la, dolaylı yoldan dillendirmeleri ve size dekoder muamele-
si etmelerinin sebebi anlaşmazlıktan, çatışmaktan, boş ye-
re tartışmaktan uzak durmak ve esas olarak dominant gö-
zükmekten kaçınmakmış. Erkeğin alanına bulaşmak iste-
miyoruz yani…
Al sana tuzak!
Bence bu bir tür hastalık. Kendi isteğini erkeğin isteğiy-
miş gibi gösterme hastalığı. Yani adama öyle laflar edecek-
siniz ve öyle numaralar çekeceksiniz ki, adam gittiği yerin,
yediği yemeğin, aldığı evin, çıktığı seyahatin kendi istediği
olduğuna ve sizin ona (sırf o istediği için) ayak uydurduğu-
nuza inanacak. Böylece sorun çıkmayacak, böylece “bitmez
tükenmez istekleri olan kadın” damgası yenmeyecek ve
böylece çaktırmadan adam maymun edilecek!!! Beş sene
önce bir arkadaşımın annesi gözümüzün önünde kocasına
hiç istemediği çiftlik evini aldırmıştı; az kaldı küçük dilimi-
zi yutuyorduk valla. Kadın sabah kahvaltısı, akşam yemeği
demedi, durmadan kocacığına bakıp iç çekerek “Ahh koca-
cım, öyle yoruluyorsun, öyle çalışıyorsun ki, senin de din-
lenmeye hakkın var”, on dakika sonra “Yani şehir dışında ev
hiç sevmem, sırf senin bu yorgunluğunu alır diye sevmeye
başlayacağım” tonunda cümleler kurdu kurdu, sonunda
adamı ev ilanlarına bakarken buldu! Şimdilerde çiftlik evi-
nin sefasını kim sürüyor siz düşünün… Hadiseyi toparlar-
sak; sevgilinizin “Aşkım sen nasıl istersen’lerine, “Tatlımşöyle yapsak mı acaba”lanna hiiiç inanmayın. Bunlar tuzak-
tır, tuzak! “Ben istiyorum, hadi yapalım”ın kibarcasıdır.
Yoksa, kadın istemeden kendi isteklerinizin gerçekleşece-
ğini mi sandınız? Bu yazıda kadınları ele verdiğimi sanıyor-
sanız, yanılıyorsunuz. Nasılsa erkek dediğin, okuduğunu üç
günde unutur.