bir genc kızın hayaleri-4-bölüm
Model Detayları
- Kayıt Tarih: 26 Mart 2013 8:44:48
- Bitiş Tarihi: Bu ilanin süresi doldu
Model Açıklaması
bir genc kızın hayaleri-4-bölüm
O kadar çok sorum vardı ki, hangi birini soracaktım? ‘’ dur teyze ben seni anlamıyorum tam olarak ne oldu ben neden buradayım annemle babam öldü mü yani? Bana her şeyi en başından anlat ben ne kadar zamandır uyuyorum?
Teyzem derin bir iç çekip ‘’ peki anlatayım’’ dedi.
‘’ O gece sizin evde ne olduğunu bilmiyorum sadece komşular gürültü yüzünden rahatsız oldukları için bir iki defa kapınızı çalmışlar ama annen kapıyı açıp gayet sakin onlara;
Kendi evimizde müzik dinleyemeyecek miyiz diye cevaplar verip yollamış bu gürültü bağrışma ve müzik sesleri yaklaşık 3–4 saat sürmüş. Komşuların dayanacak gücü kalmamış artık ve sonunda dayanamayıp polisi aramışlar. En ilginci de eve geldiklerinde evde kimseler yokmuş. Aramadıkları yer kalmamış her yere bakmışlar, ama evde kimseler yokmuş. Daha da ilginci sofrada annenin hazırladığı her şey yerli yerindeymiş, hiçbir şeye el sürülmemiş ki, biraz daha araştırma yaptıkları zaman gördükleri manzara karşısında senin izini bulmuşlar. Yerlerde silinmiş ayak izleri varmış, en kötüsü de kanlı ayak izleriymiş bunlar. Kilere kadar gidiyormuş, hemen kapıyı açmaya çalışmışlar kapı kilitliymiş. Çaresiz kapıyı kırmışlar ve dolabın yan tarafında ağzın bağlı olarak bulmuşlar seni. Gözlerin açıkmış ağlıyormuşsun, ağzını açmışlar ama konuşamadığını fark etmişler, sadece dolabı işaret etmişsin. Polislerden biri büyük bir hamleyle dolabın kapağını açmış açmasıyla büyük bir gürültü kopmuş. Polisten geriye koca bir ceset yığını kalmış. Daha sonrada uyudun, hep uyudun, aylarca uyanmanı bekledim başında. Tam olarak 7 aydır uyuyorsun canım ve üzgünüm hala annenle baban ödlümü yoksa yaşıyorlar mı bir haberimiz yok çünkü ne cesetleri ortada ne de kendileri. Tek umudum sendin sen olan biteni anlatırsın diye, bekledim aylarca işte.
Bu olanlara bir anlam veremiyordum ne olmuştu o gece tek hatırladığım annemin bacağına sarılmış ağlıyor olduğum. Gözlerimi yumdun hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Teyzem beni teselli etmeye çalışıyordu ama oda biliyordu ki hepsi boşaydı. Bağırmalarım yüzünden doktor odaya gelmiş bana sakinleştirici iğne yapmıştı iğneden dolayı uyumuştum.
‘’ Anne sen misin bu? Teyzem garip şeyler anlatıyor bana, inanmıyorum tabi. Sizin ölmediğinizi bir ben biliyorum bana sorduklarında bilmiyormuş gibi davranıyorum ama ne kadar dayanabilirim bilmiyorum bana zaman ver anne ne zaman geleceğim. Babam nasıl daha sakin mi? Bugün konuşmuyorsun benimle yanlış bir şey mi söyledim. Anne kayboluyorsun gözlerimde, anne…
‘’ Hayıırrr! ‘’ ter içindeydim gördüklerim neydi öyle annem yaşıyordu ve aslında ben her şeyi biliyordum ama nasıl bunları anlatabilirdim ta o gece, kâbus gecesi gibiydi tam. Korkuyordum sanki anlatırsam annemle babam ölecekmiş hissine kapılmıştım ve bunlar için çok küçüktüm, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmiyordum. Çaresiz teyzeme olanı biteni anlatacaktım. Bekledim o gün teyzem gelmedi, bense uyumaktan korkuyordum. Artık göz kapaklarım dayanmaz bir hal almıştı, kapanıverdi çaresiz.
‘’ Baba sol elin acıyor mu hala? Ben her şeyi anlatmak istiyorum teyzeme kızıyorsun biliyorum ama içimde bununla yaşamaya dayanamıyorum ya beni de alın artık, ya da ben içimdekini dışarı dökmeliyim. Kolumu bırak baba zaten hala tuttuğun yer acıyor aylar geçmiş aradan benim kolum hala ağrıyor baba. Dinlemek istemiyorum bırakın beni anlatacağım…
‘’ Yeeterrr!’’ gözümü açtığımda teyzem başucumdaydı. ‘’ hatırlıyorum teyze anlatacağım sana her şeyi’’ teyzemin gözleri yerinden fırlayacak gibi olmuştu. ‘’ yalnız tek bir şartım var uyumama izin verme olur mu?’’
Kapıyı açtığında babam kan ter içinde kalmıştı elinde pelüş oyuncak bir ayı vardı. Çok ilginç eski. Kirli ve çok üzgün bir yüzü vardı. İlk baştabana aldığını düşünmüştüm, mutlu olup elinden almak istedim ama babam çok tuhaf davranıyordu ayıyı almak istediğim sol kolumdan öyle bir tuttu ki, hareket edememiştim konuşmama fırsat vermeden beni ileriye doğru savurdu. Annem olanlara bir anlam verememişti, babamla tartışmaya başladılar. Babam bir süre sonra hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya başlamıştı. Yemek yiyelim dedi. Ama canım yanmıştı kolumu hareket ettiremiyordum, babam benin bu halimi görünce daha da sinirlendi üzerime doğru yürümeye başladı, ben hayır baba derken annem girdi araya onu durdurmaya çalıştı. Ama babamın gözü dönmüştü, normal davranmıyordu. Beni ellerinin arasına alıp yukarı doğru kaldırdı, artık ağlamıyor babamın gözlerinin içine bakıyordum. Beni tam savuracakken annemin bağırtısıyla irkildi. Annem babamın boynuna vazoyu vurmuş bayılmasına sebep olmuştu. Beni alıp kilere götürdü. Hala tam hatırlamadığım yerler var, mesela annem kilere dolaba sakladı beni daha sonra kilerin kapısını kilitledi babamla dışarıda kalmışlardı bir süre sonra müzik sesi yüzünden rahatsız olan komşular gelmeye başlamıştı. Annem hepsine sakin cevaplar veriyordu. Babam ayılmıştı annemle tartışmalarını duyuyordum. Anneme vuruyordu. Her vurduğunda çıkan ses kulaklarımda çınlıyordu, derken babam anneme sarıldı sanırım görmüyordum ama konuştuklarından bunu anlıyordum. İşten çıkmış her zamanki gibi evin yolunu tutmuştu, köprü üzerinden geçerken yolun ortasında bir şey görüp ani bir frenle durdurmuş arabasını. Arabada biraz bekleyip dışarı çıkmış, tam tekerin altında oyuncak pelüş ayıyı bulmuş. Çok şaşırmış bu yolda bu oyuncağın ne işi olduğuna anlam verememiş. Oyuncağı da yanına alıp eve doğru yola koyulmuş. Biraz ilerledikten sonra garip olaylar olmaya başlamış, garip sesler, garip ışıklar ve en garip olanı da oyuncak ayıymış. Daha az önce yanındaki koltuğa koymuş ve bu gariplikler olmaya başladığında ayı yok oluvermiş. Babam korku içinde gaza basarak hızını artırmış. Bir an önce eve varmak istiyormuş. Derken yolda yine birini görmüş ve durmak isterken yolun kenarına savrulmuş birkaç takla atmış. Hala nasıl yaşadığına bir anlam veremiyormuş. Arabadan çıkmış ve yola doğru yürümeye başlamış, yoldan geçen olursa yardım istemek için. Fakat yola çıktığında gene yolun ortasında o oyuncak ayı duruyormuş. Babam artık korkmaya başlamış ayıya doğru yaklaşıp onu eline almak istemiş arkasında bir korna sesiyle babam ayıyla birlikte kendini yolun kenarına zor atıvermiş. Biraz giden araba ilerde durup geri gelmeye başlamış, babam sevinmiş nihayetinde yardım bulduğunu düşünüyormuş. Araba gelmiş ve babamın önünde durmuş içinden ufacık bir kız çocuğu camı açıp oyuncak ayıya bakmış ve ‘’ bende onu arıyordum alabilir miyim teşekkür ederim’’ demiş. Oyuncak ayıyı alan kız gaza basıp uzaklaşmış, tam gözden kaybolmuşken koca bir alev topu ile kulakları sağır edecek bir ses yükselmiş gökyüzüne doğru.
Teyzem ağzı açık kalmış beni dinliyordu, sanırım bu anlattıklarıma inanmıyordu ama gende dinliyordu. Anlatmaya devam ettim;
Babam koşarak kazanın olduğu yere gitmiş ama ne yanan bir araba nede kızcağızdan bir iz yokmuş. Oyuncak ayı her zaman ki gibi yolun ortasındaymış. Babam bir kez daha oyuncağı eline almış ve sağını sonlu incelemeye başlamış. Hiç bir şey bulamayınca ayı sol elinde yolun kenarından yürümeye başlamış ve eve kadar yürümüş. Olanlara bir anlam veremiyormuş kafası allak bullak olmuş. Hem korkuyor hem de bu oyuncağı neden elinde hala tuttuğuna bir anlam veremiyormuş. Eve doğru yaklaşınca koşmaya başlamış ve o yaşadıkları yüzünden kapıya o kadar şiddetli vurmaya başlamış ki annemle tam bu sırada korku içinde kapının arkasındakini merak etmeye başlamıştık. Derken babamın telaşlı sesiyle kapıyı açmıştık. Kapıyı açtıktan sonrasını hatırlamıyordum ama şimdi düşündükçe oyuncak ayı sanırım, gördüğümde ondan çok etkilenmiştim. Ama işte babamın tuhaf davranışları yüzünden ona dokunamamıştım bile. Babam ayıyı köşeye fırlatıp beni hırpalamıştı. Annem babamı dinledikten sonra müziğin sesini daha da açtı biraz daha gürültüden sonra ne müzik sesi neden annemle babamın sesini duymaz olmuştum. Kilerin kapısı kitliydi ama anahtar bile sokulmadan açılıvermişti kapı, ben dolabın içinden anahtar deliğinden izliyordum. Oyuncak ayıydı kapı açıldı ve eşikte öylece beliriverdi. Korkuyordum. Kapıya doğru yaklaştı bir karartı ama ne olduğunu anlamıyorum. Daha başka bir şey hatırlamıyorum. Sonra gözümü burada açtım. Birde teyzecim annemle babam ölmedi dolabın içindeler dışarı çıkabilmek için beni geri yolladılar yolunu bulup onları oradan çıkaracağım, sanırım seninde yardımına ihtiyacım var. O kadar uzun zaman anlatmıştım ki, teyzem bir anlam veremiyordu, hayretler içerisinde bana bakıyordu. ‘’Bu kadar şeyi sanırım 7 ay uyuduğun için söylemen normal’’ dedi bana.
İnanmamıştı her şeyin yalan olduğunu bunu benim uydurduğumu düşünüyordu.
Ona eve gitmek istediğimi söyledim bana ancak o zaman inanabileceğini biliyordum ki peki dedi eve gidelim.
Doktorumdan izinli evin yolunu tuttuk; tek çarem oyuncak ayıyı bulmaktı işte bütün sır ondaydı. Eve girdik kilere gittim dolap kitliydi, anahtarı yoktu. Teyzem bana yardım ediyordu hareket etmemde derken oyuncak ayıyı gördüm dolabın arkasındaydı, onu elime almak istedim ama sol kolum hareketsizdi teyzemde onca anlattıklarımdan sonra hiç çekinmeden ayıyı eline aldı. ‘’ anlattığın masalın kahramanı bu demek’’ dedi. Biraz inceledikten sonra ensesindeki tekrar dikiş izlerini gördü, heyecanlanmıştı hemen dikişleri söktü içinde dolabın anahtarı vardı, çok şaşırmıştı bana baktı ‘’ anlattıkların doğrumu yani ‘’ dedi. Hızlı bir şekilde dolabım kapağını açmak istedi ama aklına dolabın kapağını açarak ölen polis gelmişti ve durdu. Anahtarı bana verdi ‘’ sen aç ‘’ dedi çaresiz korkusuzca anahtarı teyzemin elinden aldım ve dolabın kapağını açtım. Gördüğümüz manzara tüyler ürpertiyordu kapağın arkasında karanlık bir yer vardı içeriden gelen koku nefesimizi kesiyordu. Teyzem korkusuzca dolaptan geçip içeri girdi. İçeride gördükleri karşısında her şeyi anlamıştı artık. Annem ve babam o gece çok kavga etmişlerdi annemin gördüğü hayaller ve uydurduğu korku dolu hikâyeler yüzünden, benim psikolojimin bozulduğunu söylemişti. Dayanamayıp babamı öldürmüştü sonra kilerdeki dolabın içine koymuş bana bakıp elimi ayağımı bağlamış sesimi çıkarmamam için ağzıma bez tıkamıştı kendi bileklerini de kesip babamın doğum günüm için aldığı oyuncak ayının içerisine koymuştu anahtarı. Bir anahtarda annemde vardı ve içeriye hepimizi kilitleyip beni de onların yanında ölüme terk etmişti. Polisler gelmiş hiçbir şey bulmamıştı. Dolabın içinde oda olacağı akıllarına gelmemişti çünkü. Teyzem annemim hasta olduğunu biliyordu ve bunların olacağını biliyormuş gibi beni sık sık yanına alıyordu. O kadar çabasına rağmen. İçeride iki büyük ceset ve birde küçük ceset vardı.