sana geldim

Model Detayları

  • Kayıt Tarih: 16 Haziran 2013 4:37:55
  • Bitiş Tarihi: Bu ilanin süresi doldu

Model Açıklaması

sana geldım,
“Hazır olacağız.”
Telefonu kapattıktan sonra arkama yaslanıp bir nefes ver-
dim; sıcak bir banyoya ve bir orgazma ihtiyacım vardı. Gide-
on Cross, onu düşünerek mastürbasyon yaptığımı bir şekil-
de öğrenecek bile olsa umurumda olmazdı artık. Cinsel açı-
dan tatminsiz olmak duruşumu zayıflatıyordu ve onun böy-
le bir sıkıntısının olmayacağını biliyordum. Daha günün so-
nu gelmeden alternatif bir önceden onaylanmış girinti bula-
cağından emindim.
Yürüyüş ayakkabılarımı giymek için topuklularımı çıka-
rırken telefon tekrar çaldı. Annemi uzun süre oyalamak ko-
lay değildi. Konuşmamız bittiğinden beri geçen beş dakika,
tam da onun cep telefonu konusunu halletmediğimizi fark et-
mesi için gereken süreydi. Bir kez daha, telefonu duymazdan
gelmeyi geçirdim aklımdan ama günün pisliklerini eve taşı-
mak da istemiyordum.
Her zamanki gibi yanıtladım telefonu ama sesimde her za-
manki coşku yoktu.
“Hâlâ seni düşünüyorum.”
Cross’un sesinin kadife hırıltısı beni öyle bir rahatlama
hissine boğdu ki, aslında onu tekrar duymayı ummakta oldu-
ğumu fark ettim. Hem de bugün.
Tanrım. Duyduğum arzu öyle kuvvetliydi ki onun bedenim
için bir tür uyuşturucu haline geldiğini, son zamanlarda yaşa-
dığım uçuk kafaların bir numaralı kaynağı olduğunu anladım.
“Seni hâlâ hissedebiliyorum, Eva. Tadın hâlâ damağımda.
Senden ayrıldıktan sonra iki toplantı, bir de telekonferans
yaptım, ama benimki hâlâ inmedi. Avantaj sende; talepleri-
ni bildir.”
“Ah” diye mırıldandım. “Bir düşüneyim.”
Cary’nin Cross’u eli böğründe bırakmak konusunda söy-
lediklerini anımsayarak gülümsüyordum onu bekletirken.
“Hımmm… Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ama sana dostça bir65
önerim var. Git kendine, salya sümük ayaklarına kapanıp
sana kendini tanrı gibi hissettirecek bir kadın bul ve onunla
biraz vakit geçir, ikinizin de yürüyecek hali kalmayana dek
düzersin onu. Pazartesi günü beni gördüğünde bu sorunu at-
latmış olursun böylece ve hayatın da her zamanki obsesif-
kompulsif düzenine dönmüş olur.”
Telefondan duyulan deri gıcırtısı üzerine, onu koltuğun-
da arkasına yaslanırken hayal ettim. “Bu senin tek hakkın-
dı, Eva. Bir daha zekâma hakaret edersen seni dizime yatı-
rırım.”
“Öyle şeylerden hoşlanmam ben.” Oysa bu şekilde uyarıl-
mak -hem de o ses tarafından- tahrik etmişti beni. Gizemli
ve Tehlikeliydi bu adam, kesin.
“Konuşuruz bunu. Ama bu arada sen nelerden hoşlanıyor-
sun, onu söyle.”
Ayağa kalktım. “Telefon seksine uygun bir sesin olduğu
kesin ama benim gitmem gerekiyor. Vibratörümle randevum
var.”
Aslında terslememin etkisinin tam olması için o anda ka-
patmalıydım telefonu ama tahmin ettiğim gibi keyiflenecek
mi diye çok merak ediyordum. Üstüne üstlük eğleniyordum
onunla.
“Ah, Eva.” Adımı ahlaksız bir mırıltıyla söylüyordu Cross.
“Bana diz çöktürmeye kararlısın değil mi? Seni Bay P.E.A. ile
birlikte üçlü sekse ikna etmek için ne yapmam gerek acaba?”
Her iki soruyu da duymazdan gelerek, çantamı ve torbamı
omzuma attım; ellerimin nasıl titrediğini görmediğine şükre-
diyordum. Pilli Erkek Arkadaş konusunu Gideon Cross ile tar-
tışmaya niyetim yoktu. Mastürbasyon konusunu hayatımda
hiçbir erkekle açık açık konuşmamışken şimdi tutup da nere-
sinden baksan elin adamı sayılacak biriyle mi konuşacaktım?
“Bay P.E.A. ile ben bir konuda eskiden beri hemfikiriz – işimiz
bittiği zaman hangimizin kullanılmış olduğunu ikimiz de ga-66
yet iyi biliyoruz ve o ben olmuyorum. İyi akşamlar, Gideon.”
Telefonu kapatıp merdivenlere yöneldim. Yirmi katı yürü-
yerek inmek hem ona rastlamamak için iyi bir taktikti, hem
de spor salonuna gitmek yerine geçecekti.
O günün sonunda eve ulaştığıma öyle memnundum ki ka-
pıdan basbayağı dans ederek girdim. Yüreğimden kopan o,
“Tanrım, evde olmak ne güzel!” nidası ve hemen ardından
sergilediğim dönüş figürü öyle coşkuluydu ki kanepedeki çift
yerinden sıçramakta haklıydı.
“Ah” dedim kendi şapşallığımdan utanıp yüzümü buruş-
turarak. Ben içeri daldığımda Cary ile konuğu uygunsuz bir
durumda değillerdi gerçi ama aralarındaki samimiyeti his-
settirecek kadar yakın oturuyorlardı birbirlerine.
Tahayyül edebildiğim en samimi faaliyeti, içerdiği tüm sa-
mimiyetten sıyırmayı tercih eden Gideon Cross’u düşündüm
istemeden. Benim de tek gecelik maceralarım ya da ara sıra
öylesine yatağa attığım arkadaşlarım olmuştu ve seksle se-
vişmenin farklı şeyler olduğunu kimse benden iyi bilemez-
di ama yine de seksi asla bir tokalaşma gibi görebileceğimi
sanmıyordum. Gerçi Cross insanda acıma ya da duygudaşlık
uyandıracak bir adam değildi ama yine de onun seksi böyle
görmesinin üzücü olduğunu düşündüm.
“Selam, bebeğim” diye seslendi Cary ayağa kalkarak.
“Trey çıkmadan geleceğini umuyordum ben de senin.”
“Bir saat sonra dersim var da” diye açıkladı Trey. Ben tor-
bamı yere koyup, çantamı kahvaltı tezgâhındaki tabureler-
den birine bırakırken, o da orta sehpasının etrafından dolaş-
tı. “Ama çıkmadan seninle karşılaştığımıza sevindim.”
“Ben de.” Bana uzattığı eli sıkarken, bir yandan da hızlı bir
bakışla inceledim onu. Aşağı yukarı benim yaşlarımda olduğu-
nu tahmin ettim. Orta boylu bir adamdı ve hoş bir şekilde kas-
lıydı. Söz geçiremediği sarı saçları, yumuşak ela gözleri ve bir

İlan ID: 786050c3e073c06

  

Bir Cevap Bırakın

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Genel Olarak Popüler Reklamlar