mıştı. Yavaş sesle:
– Şüpheleniyordum, diye kekeledi.
– Misis Thurston ile Fellovvs arasında bir şey olduğumdan değil mi?
Williams:
– Rica ederim!., diye müdahale etmek istedi faka! polis hafiyesi sözünü keserek:
– Tahkikatımız için bu elzem dedi. Stall, aralarında bir şey olduğunu biliyordunuz değil mi?
– Şüpheleniyordum Milord.
– Bir susma payı alıyordunuz değil mi?
Stall terbiyeli ve kibar bir uşak rolünü unutarak kızgınlığa kapıldı:
– Yalan!.. Yalan diye bağırdı.
– O halde doğrusunu siz söyleyin.
– Mister Thurston’a yanından ayrılacağımı söylemiştim. /Ayın onbeşinde çıkıyordum.
– Niçin?
– Çünkü, sizin söylediğiniz mesele. Ben namuslu bir aıdamım. Böyle şeylerin geçtiği bir yerde oturamam.
– Sonra’ne oldu?
– Ben buradan gitmekle mirastan bana düşen hissetten mahrum oluyordum. Hanımım buna mukabil bana bir miktar fpara vermek istedi.
– Hani şu ciddiye almadığırvz mirastan mı?
– ıKflnd’ Aaoahatirrr yüzünden çıkmadığım için, benim hissemden mahrum olmamı istemiyordu.
Site bir sterlinlik kağıtlardan mürekkep yüksek bir miktar para verdi öyle mi?
– Münasip gördüğü miktarı verdi.
– Beş yıl hapisle kurtulursanız şansınız varmı Stall dedim.
Stall birden irkildi.
– Hizmetinden ayrıldığım bir hanımın hediyesini kabul ettim diye mi beni hapsedecekler?
– Şantaj yaptınız diye. Sıra sizin Mösyö Amarante. Küçük dedektif birden yerinden kalktı.
– Hizmetçi ile şoförün arasında bir maceradan bahsettiniz değil mi?
Stall onu küçümseyen bir tavırla:
– Bahsettim farzedelim, dedi.
– Hanımla şoför arasında bir şey var mıydı?
– Bunun cevabını verdim.
– Hizmetçi kız buna kızıyor muydu?
– Kovulmak niyetinde değildi.
– Sizce bu kapan meseleleri…
– Şoförle konuşmak için birer vesile idi.
– Gelelim aldığınız para hediyesine. Onu ne zaman size verdi?
Stall bir kere daha şaşırdı. Cevap veremedi.
Amarante:
– Haydi, cevap versenize, dedi.
– Hatırlamaya çalışıyorum.
– Dostum, her gün insan 200 sterlinlik bir hediye almaz. Bu unutulacak kadar küçük bir hadise değildir.
– 200 sterlin olduğunu kim söyledi?
– O kadar değil miydi?
– Bilmem, saymadım. Bir paket banknottu.
– Ne kayıtsızlık! Haydi söyleyin bakalım, parayı ne zaman aldınız?
– Perşembe günü, önceki gün, öğleden sonra.
– Bir şey daha soracağım. Dün gece mutfaktan çıktıktan sonra ne yaptınız?
– Yatmaya gittim.
– Çığlıkları işittiğiniz zaman yatakta mıydınız?
– Evet.